İslam’da Kader

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 15:14

Kadere iman, İslam dininde imanın şartlarından biridir. Allah’ın olmuş ve olacak şeyleri bilmesini ifade eder. Allah’ın ezelden ebede dek olmuş veya olacak her şeyin yerini, zamanını, özelliklerini ve niteliğini sonsuz olan ilmiyle bilmesi, takdir etmesi ve sınırlaması anlamına gelmektedir. Kader ile birlikte bir şart daha gereklidir. Kaderin yaşanmasını ifade eden bu kavram kazadır.

Kaza ve Kadere İman

Bu esas hayrın ve şerrin, iyinin ve kötünün, faydalının ve faydasızın, canlının ve cansızın, bunların hepsinin Allah’ın bilgisi dahilinde olduğunu ve dilemesi, takdiri ve yaratması ile gerçekleştiğini ifade eder. İlave olarak Allah’tan başka ilahın ve yaratıcının bulunmadığını da kapsar.

Her Şeyin Kaderinin Olması

Allah, insanlara irade vermiştir. Ancak iradeleriyle yapacağı seçimleri, nerede ve ne zaman gerçekleşeceğini ilmiyle bilir ve dilediği gibi zamanı gelince kulun seçimi doğrultusunda yaratır. Allah burada kulu zorlamaz. Allah’ın ilmi ve kulun seçimine göre olan her şey kulun özgür iradesi ve seçimi doğrultusunda gerçekleşir.

Kader Kuran-ı Kerim’de Hadid Suresi 22.ayette şöyle geçer: “Yeryüzünde gerçekleşen ve başınıza gelen bir olay yoktur ki, biz onu yaratmadan evvel, bir kitapta (levh-i mahfuzda yazılmış) olmasın. Elbette bu Allah için kolaydır.”

Kamer Suresi 49.ayet ise şöyle buyurmaktadır: “Biz her şeyi kader ile (bir ölçüye göre) yarattık.”

Kader hususunda bilinmesi gereken bir diğer şey ise iç yüzünü ancak Allah’ın bildiğidir. Kader mutlak anlamda çözümlenmesi mümkün olmayan, yalnızca Allah’ın takdir edeceği ilahi bir sırdır. Ancak insanlar kaderi bahane ederek kendilerini sorumluluktan sıyıramazlar. Çünkü Allah yarattığı her şeyi sebeplere bağlamıştır. İnsanlar, bu sebepleri ihya eder ise Allah bu sebeplerin sonucunu yaratır. Bu durumu ilahi bir kanun olarak görmek ve öyle anlamak gerekir.

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir