KISIR KOYUN MUCİZESİ

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 18:05

KISIR KOYUN MUCİZESİ

Peygamber Efendimiz’in Ümmü Mabed’in r.a. kısır ve hasta bir koyundan süt sağma mucizesi…

Resûlullâh, Medine’ye hicret yolculuğunda Ebûbekir Sıddık ve azatlısı Âmir bin Fuheyre ile beraber Abdullâh bin Ureykıt kılavuzluğunda Kudeyd mevkiinde bulunan bir çadıra uğradılar. Bu çadır Ümmü Mâbed isminde bir bayana aitti. Kendisi gelip geçen yolcuların su ve gıda gereksinimlerini karşılamaya çalışırdı. Medine’nin kutsal yolcuları da Ümmü Mâbed’den süt istediler. Ümmü Mâbed’in çadırında gayet cılız bir koyunu vardı. Bu koyunun sütü olmak şöyle dursun, fazla cılızlığı nedeniyle, sürüye katılıp çayıra gitmeye dahi takati yoktu. Bu nedenle çadırın bir köşesinde kalmıştı. Resûlullâh, koyunu sağmak için Ümmü Mâbed’den izin istedi.

Kadın:

“−Eğer onda süt bulabilirsen sağ!” dedi.

Sevgili Peygamberimiz, Allah Teâlâ’nın fayda ihsan etmesi için dua ettikten sonra besmele sürükleyerek bizzat kendi elleriyle o gün koyundan bol ölçüde süt sağdı.

Resûlullâh oradan böldükten sonra Ümmü Mâbed’in kocası Ebû Mâbed çadıra geldi ve bolca süt görünce hayretle:

“−Ey Ümmü Mâbed! Bu sütler nereden geldi? Koyunlar uzak çayırda, hepsi de kısır, burada ise sağılı hayvan yok! Bu ne hâldir?” diye sordu.

Hanımı:

“−Bugün bize kutlu bir zât uğradı. Şöyle şöyle hoş hâlleri vardı.” diye o gün yaşadığı hâdiseleri kocasına anlattı.

Kocası:

“−Aman şu zâtı bana târif et!” deyince, Ümmü Mâbed, Varlık Nûru’nun dış görünüşünü şemailini şöyle târif etti:

“−Gördüğüm zât, hoşluğu her hâlinden belirli olan, nûr suratlı, hoş ahlâklı biriydi. Bedeninde hiç bir hatayı olmayıp gayet endamlı ve hoş suratlıydı. Mütebessim bir çehreye sahipti. Gözünün siyahlığı, kirpiklerinin çokluğu, sesinin nezâketi dikkat sürüklüyordu. Gözünün beyazı gayet beyaz, siyahı gayet siyah ve yaratılıştan sürmeliydi. Saçları koyu siyah, sakalı ise sık ve hafif uzundu.

Sustuğunda üzerinde sekînet ve vakar hâsıl oluyor; konuştuğunda ise hoşluğu, güler suratlılığı ve tatlı dilliliği ortaya çıkıyordu. Lafları sanki dizilmiş inci taneleri gibi ağzından birer birer çıkıyordu. Lafı gayet sarihti, hak ile bâtılı iyi ayırıyordu. Ne acizlik sayılacak kadar az, ne de bıkkınlık verecek kadar çok konuşuyordu. Yanında bazı dostları vardı ki O, bir şey söylediği zaman O’nu dikkatlice dinliyor ve verdiği emri yerine getirmek için hemen koşuşuyorlardı. O, hizmetine koşulan ve saygı edilen biriydi. Ayrıca kimseyi kınamıyor ve fırça atmıyordu.”

Ebû Mâbed bu hoş sıfatları duyunca:

“−Vallahi bu zât Kureyş kabîlesinde ortaya çıkan Peygamber’dir. O’nunla birlikte olup kendisine dostluk etmeyi ne kadar isterdim. Yeniden de bir yol bulabilirsem belli ona ulaşacağım!” dedi.[1]

Allah Resulü’nün kutlu elleriyle sağdığı o koyun, Hazret-i Ömer’in halifeliği zamanında alana gelen şiddetli kuraklığa kadar yaşamıştır. Ümmü Mâbed r.a.:

“−Yeryüzünde hayvanlar gıda bir şey bulamayıp da sütleri kesilmişken, biz o koyunu akşam sabah sağardık.” diyerek koyundaki yararı ifade etmiştir.

[1] Bk. İbn-i Sa’d, I, 230-231; VIII, 289; Hâkim, III, 10-11

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN MUCİZELERİ

ALAKANIZI ÇEKEBİLİR

BİR AVUÇ KUM HADİSESİBİR AVUÇ KUM HADİSESİÜMMÜ MÂBED RA KİMDİR?ÜMMÜ MÂBED RA KİMDİR?KARANLIKTA CAMİYE İNEN NURKARANLIKTA CAMİYE İNEN NURPEYGAMBERİMİZİN MUCİZESİYLE MÜSLÜMAN OLAN KADIN!PEYGAMBERİMİZİN MUCİZESİYLE MÜSLÜMAN OLAN KADIN!ÂD KAVMİNİN HÛD PEYGAMBERDEN İSTEDİĞİ MUCİZEÂD KAVMİNİN HÛD PEYGAMBERDEN İSTEDİĞİ MUCİZEİNLEYEREK AĞLAYAN HURMA KÜTÜĞÜİNLEYEREK AĞLAYAN HURMA KÜTÜĞÜÂD KAVMİNİN BAŞINA GELEN MUSİBETLERÂD KAVMİNİN BAŞINA GELEN MUSİBETLER

Etiketler:, , , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir