Kur’an-ı Kerim’in Yazıya Geçirilişi

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 20:18

Kur’an-ı Kerim’in Yazıya Geçirilişi

Peygamberimiz hayattayken nazil olan ayetler vahiy katiplerine yazdırılıyordu. Çeşitli hayvanların kürek kemiklerine, deri parçalarına, düzgün şekilli taşlara yazılan ilk örnekler peygamberimize okunuyordu. Cebrail (a.s.) her Ramazan ayında o tarihe dek indirilmiş olan ayetleri tekrar okumuştur. Bu okumayı da peygamberimiz dinlemiştir.

Bunun yanı sıra bazı sahabeler Kur’an’ı ezberliyordu. Ancak peygamberimiz hayatta olduğu için vahiy süreci devam edeceği için Kur’an-ı Kerim’in tek bir kitap haline getirilmesi mümkün olmamıştır.

Hz.Ebubekir’in halifeliği döneminde Yemame Savaşı’nda yetmiş civarı hafız şehit edilince Hz.Ömer endişelenmiş ve önlem alınmasını istemiştir. Bunun üzerine halife, Zeyd Bin Sabit’i Kur’an’ı bir kitap haline getirmesi için görevlendirmiştir. Ortaya çıkan “Suhuf-u Şerif” önceleri bizzat Halife Hz.Ebubekir tarafından korunuyordu. Halifenin vefatından sonra ise kızı Ümmü’l Mü’minin Hafsa (r.a.) tarafından korunmuştur.

Hz.Osman’ın Halifeliği ve Kur’an’ın Çoğaltılması

Halifelik Hz.Osman’a geçince işler değişmiştir. Halife, Hz.Ebubekir tarafından düzenlettirilen asıl nüshayı getirtti ve Zeyd Bin Sabit’in başkanlık ettiği bir komisyona emanet etti. Komisyondan önce bu nüshayı 7 kez çoğaltmalarını istedi ancak bu sırada kullanılan yazım şekli de gözden geçirilmeliydi. İşte bu aşamadan sonra ortaya “Mushaf” adı verilen örnekler çıkmıştır. Ortaya çıkan nüshalar Medine’de bulunan Kur’an-ı Kerim bilginlerinin huzurunda okutuldu. Böylece doğruluğundan emin olunuyordu.

Ancak daha sonra ortaya çıkan ihtiyaçlar nedeniyle bu Mushaflar çoğaltılmış ve önemli şehir merkezlerine gönderilerek yayılması sağlanmıştır. Böylece korunması da amaçlanmıştır. Hangisi kaybolursa ya da tahrip edilirse bir diğer Mushaf imdada yetişecekti. Mushaflar asıl metinler olarak kabul gördü ve bu sahih metne ters düşen kişisel tüm kopyaların imha edilmesi emri verildi.

Bugün dünya üzerinde yüz binlerce hafız vardır. Kur’an dünyanın dört bir yanına ulaşmıştır. Hafızların hafızasındaki Kur’an-ı Kerim metni, yeryüzünde bulunan tüm Kur’anlar ile aynıdır. Arada hiçbir farkın olmaması dini bütünlüğü sağlamaktadır.

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir