MÜSLÜMANIM DİYEN BİR ŞAHIS BUNU NASIL YAPAR?

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 18:03

MÜSLÜMANIM DİYEN BİR ŞAHIS BUNU NASIL YAPAR?

Fahr-i Kâinât Efendimiz’in peygamberliğine îmân etmeyen müsteşriklerin; hadislerin sıhhatine de inanmaması kendi küfür ve gafletlerine gayet muvâfıktır. Reel anlaşılması güç olan şey; “Ben müslümanım!” diyen bir bireyin sünnet-i seniyyeye atılan bu kötüleleri kabul etmesidir.

Yeryüzünde, laf, fiil ve hattâ takrirleri başka bir deyişle görüp müdahale etmemek biçiminde tasdik etmeleri Peygamber Efendimiz kadar kayda alınmış bir ikinci kişi yoktur.

Peygamber Efendimiz’in sahih hadisleri; sahâbe, tâbiîn ve öğrencilerinin titiz ve fedâkâr çabalarıyla günümüze kadar gelmiştir. Fahr-i Kâinât Efendimiz’in emâneti olan Kur’ân ve Sünnet’e o en hayırlı jenerasyonların sahip çıkmaması, onları ziyan etmesi muhtemel müdür? Onlar bazen bir tek hadîs-i şerîfi, onu bizzat Efendimiz’den dinleyen sahâbînin kendisinden dinlemek için; bir beldeden uzak bir beldeye seyahat etmişler, gece-gündüz arzalar yetiştirerek İslâm’ı gelecek jenerasyonlara aktarmışlardır.

Efendimiz;

“–Bu mektubu kim götürür?” emrettiğinde; uçsuz bucaksız çölleri ve sarp dağları, gaddar kralların bir işaretine bakan cellâtların kılıçlarını hiçe sayarak, o nebevî mektubu kutsal bir emânet öğrendiler ve muhatabına nasıl eriştirdiler ise, Efendimiz’in tam hadislerini de aynı fedâkârlık, titizlik ve hakkāniyet ile istikbâle geldirdiler.

Şu laf, ashâbın Peygamber Efendimiz’in hadislerini nasıl bir şevk ve cesaretle aktardığının hoş bir misâlidir:

Ebû Zer Hazretleri bir kezinde şöyle demişti:

“Kılıcı ensemi yaslasanız, ben de Rasûlullah’tan dinlediğim bir hadîsi başım kesilinceye kadar şartnameye süre bulacağımı öğrensem, o hadîsi elbette size yetiştirirdim!” Buhârî, İlim 10; Dârimî, Mukaddime 46

Sahih sünnet-i seniyyeden kuşku dinleyenlerin hâli ne kadar acıdır:

MÜSLÜMANIM DİYEN BİR ŞAHIS BUNU NASIL YAPAR?

İslâm’ın hak din olduğuna, Kur’ân’ın Allâh’ın vahyi olduğuna ve, Fahr-i Kâinât Efendimiz’in peygamberliğine îmân etmeyen müsteşriklerin; hadislerin sıhhatine de inanmaması kendi küfür ve gafletlerine gayet muvâfıktır. Reel anlaşılması güç olan şey;

“Ben müslümanım!” diyen bir bireyin sünnet-i seniyyeye atılan bu kötüleleri kabul etmesidir.

Ebû Hüreyre –radıyallâhu anh-’a, İmâm-ı Buhârî ve İmâm-ı Müslim gibi mübârek zâtlara îtimat etmeyen birtakım gafil mü’minler; ne acıdır ki yüzyıllar sonra onlara kötüleler kumpas münkir ve fâsıkların kötüle ve ithamlarına hemen inanıveriyorlar.

İşte bu bühtanlara karşı da deva, İslâmî ilimlerin ihlâs ve takvâ içinde tahsil edilebileceği kurumları kurmak ve yaşatmaktır. Usûl-i hadis ve eşi ilimleri hakkıyla öğrenen ve müdafaa edebilecek takvâlı âlimler yetiştirmektir.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Mecmuası, Sene: 2018 Ay: Ocak Sayı: 155

HADİS VE ALAKALI YAZILAR

SÜNNETİN KORUNMASIYLA ALAKALI AYET VE HADİSLER SÜNNETİN ESASINI OLUŞTURAN HADİS SÜNNET VE HADİS ÜZERİNDEKİ ASILSIZ İDDİALAR KUR’AN VE SÜNNET BİR TAMDIR

HADİS VE SÜNNET NEDİR?

HADİS VE SÜNNETİN DİNİMİZDEKİ EHEMMİYETİ

MÜSLÜMAN KİMDİR?

ALAKANIZI ÇEKEBİLİR

MÜSLÜMAN NEDİR?MÜSLÜMAN NEDİR?MÜSLÜMANIM DEMEK KURTULUŞ İÇİN YETERLİ Mİ?MÜSLÜMANIM DEMEK KURTULUŞ İÇİN YETERLİ Mİ?KISACA İSLAM NEDİR?KISACA İSLAM NEDİR?MÜSLÜMAN GENCİN SORUMLULUKLARIMÜSLÜMAN GENCİN SORUMLULUKLARIBİZ İNSANI MÜKERREM KILDIKBİZ İNSANI MÜKERREM KILDIKMÜSLÜMAN KİMDİR?MÜSLÜMAN KİMDİR?ŞUURLU MÜ’MİNLERİN SORUMLULUĞUŞUURLU MÜ’MİNLERİN MESULLÜĞÜ

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir