RAMAZAN’DA NELER YAPILIR?

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 18:35

RAMAZAN’DA NELER YAPILIR?

Ramazan ayında neler yapılır? Ramazan’da yapılacak imanlar nelerdir? Ramazan’da 30 güne, 30 altın öneri…

Ramazan’da yapılması öneri edilen ameller:

1. TAM AZALARINA ORUÇ YAKALAT

Oruç, içimizdeki nefis canavarını zabt u rabt altına alan ve böylece insanın derûnundaki acıma ve şefkat duygularının inkişâfını sağlayan rûhî bir disiplindir. Orucun Hak katında makbûl olması için mîdenin açlığına ilâveten dil, göz, kulak gibi öteki uzuvlara da oruç yakalatılmalıdır.

2. YOKSULLARI SKONUTUNDUR

Ramazan’da fukara, öksüz, kimsesiz, naçar, hasta ve fakirlerin korunması, vicdanların böyle kimselere uzanması ve onlarla bir gönül beraberliği yaşanması Ramazan-ı Şerîf’in fazîletini gururlandıran en önemli müessirlerdendir. Zîrâ bu ibâdetler, yâni ehline verilen zekât ve sadaka gibi amel-i sâlihler, Cenâb-ı Hakk’ın afv ü mağfiretini sevindirir. Feyiz ve faydalara gark eder. Rahmet-i ilâhiyyenin kapılarını aralar. Azâbın yolunu kapatır. İnâyet-i ilâhiyye kapılarını açar.

3. SÜKÛTUNU ARTIR

Oruçlu iken ağza bir şey girmemesine dikkat edildiği gibi ağızdan çıkan her sözcüğe de dikkat edilmelidir. Lisânımız rahmet dili olmalı ki kalplere saplanan bir diken olmasın. Gıybet sebebiyle de mânen insan eti yiyerek haramla iftar edilmemelidir. Hucurât, 12

4. TEFEKKÜRÜNÜ ARTIR

Allah Teâlâ kullarından, gerek îmânın, gerekse ibâdetlerin yüksek bir şuur ve idrâk içinde tezâhürünü istemektedir. Bu da ancak ilâhî azamet ve kudret akışlarını tefekkür ile muhtemeldir. Tefekkürde derinleşmek ve böylece rûhu inkişâf ettirmek, kulun en önemli mes’ûliyetlerinden biridir. Böylece ibâdetlerde huşûya, kalbin rikkat kazanmasına, muâmelâtta nezâkete ve ahlâkta kemâle erebilmek muhtemel olacaktır.

5. ZİKRİNİ ARTIR

Ramazan Ayında Rabbimizi zikretmeye daha çok önemsenmelidir. Âyet-i kerîmede emredilir: “Kendiliğindene, dilenerek ve ürpererek, yüksek olmayan bir sesle, sabah-akşam Rabbini an. Gâfillerden olma!” el- A’râf, 205 Bu mevzuda Allâh Resûlü şöyle emreder: “Allâh’ı hoşlanmanın alâmeti, Allâh Teâlâ’yı zikretmeyi hoşlanmaktır.” Suyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, II, 52

6. BEŞ SÜRE NAMAZI CAMİDE KIL

Fahr-i Kâinât Efendimiz, cemaatle namaz kılma husûsunda ileri sürülen hiçbir mâzereti kabûl etmemiş, müslümanların hâllerini ve koşullarını ezâna göre ayarlamalarını istemiştir. Nitekim Abdullâh bin Ümm-i Mektûm -radıyallâhu anh-, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e gelerek: “–Yâ Rasûlallâh! Gözlerim görmüyor ve konutum da câmiye uzak. Bir rehberim var, o da bana destekçi olmuyor. Namazı konutumda kılmama izin verir misiniz?” diye sordu. Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-: “–Ezânı dinliyor musun?” diye sordu ve “evet” cevâbını alınca: “–Senin için cemaate gelmemen husûsunda bir ruhsat bulamıyorum.” emretti. Ebû Dâvûd, Salât, 46/552

7. TERAVİH NAMAZI KIL

Ebû Hüreyre’den r.a. dedikodu edildiğine göre Resûlullah şöyle emretti:“Kim Ramazan’ın erdemine inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek terâvih namazını kılarsa, geçmiş günahları affedilir.” Buhârî, Îmân  37 ; Müslim, Müsâfirîn 173, 174. Yeniden Peygamber Efendimiz emreder: “Allâh Teâlâ Ramazan’da orucu farz kıldı, ben de terâvîh namazını sünnet kıldım.” İbn-i Mâce, Salât, 173

8. İFTAR VER

Ramazanda bir oruçluyu iftar ettirmenin ecri büyüktür. İftarı verme hususunda Zeyd İbni Hâlid el-Cühenî’den dedikodu edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle emretti: “Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlu kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey azalmaz.” Tirmizî, Savm 82

9. UMRE YAP

İmkânı olanlar için Ramazan ayı içerisinde umre yapmak çok erdemlidir. Nitekim Abdullah İbni Abbâs’tan dedikodu edildiğine göre Hz. Peygamber şöyle emretti: “Ramazan ayında yapılan umre, bütün bir hac sayılır, yahut  da benimle beraber yapılmış bir haccın yerini meblağ.” Buhârî, Umre 4

10. İFTARİYELİK DAĞIT

Hz. Peygamber şöyle emretti: “Kim bu ayda bir oruçluya iftar verirse, bu onun günahlarının affedilmesine, Cehennem azâbından kurtulmasına ve kendi ödülünden hiçbir şey azalmadan bir oruç yakalama sevâbına daha nâil olmasına vesîle olur.” Bunu duyan sahâbîler: “–Ey Allâh’ın Elçisi! Hepimiz bir oruçluyu doyuracak kadar besine sahip değiliz.” dediler. Resûlullah Efendimiz bunun üzerine: “–Kim bir oruçluyu bir hurma ile veya meşrubat su ile veya tadımlık bir süt ile iftar ettirirse, Allah ona bu sevâbı verir.”emretti. Ali el-Müttakî, VIII, 477/23714

11. BİR ÖKSÜZ SKONUTUNDUR

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, üç öksüz yavrunun gereksinimlerini karşılayan şahsın, gecelerini iman, gündüzlerini oruçla geçiren ve her şeyini fedâ ederek gece-gündüz Allah yolunda koşan şahıs gibi sevap kazanacağını beyan etmiştir. İbn-i Mâce, Edeb, 6 Yeniden şöyle emretmiştir: “Bir kimse, müslümanların arasında bulunan bir öksüzü alarak yedirip içirmek üzere evine götürürse, bağışlanmayacak bir kabahat işlemediği takdirde, Allah Teâlâ onu mutlakâ cennete koyar.” Tirmizî, Birr, 14/1917 “Bir kimse sırf Allah rızâsı için bir öksüzün başını okşarsa elinin değdiği her saç teline karşılık ona sevap yazılır…” Ahmed, V, 250

12. SAHURLARI BAKIMSIZLIK ETME

Enes’den r.a. dedikodu edildiğine göre Resûlullah şöyle emretti: “Sahur yapınız, çünkü sahurda bolluk-verim vardır.” Buhârî, Savm 20; Müslim, Sıyâm 45

13. KUR’AN HATMİ YAP

Peygamber Efendimiz, özellikle Ramazan ayında Kur’ân-ı Kerîm’e daha fazla önem verirdi. Arkadaşı Cebrâil a.s. ile bu ayda her gece Kur’ân-ı Kerîm’i mukàbele ederlerdi. Vefâtından evvelki Ramazan’da ise bu mukàbeleyi iki kere yapmışlardı. Bkz. Müslim, Fedâil 50. Resûlullah, Kur’ân-ı Kerîm’i, Cebrâil’den a.s. sonra bâzı sahâbîleriyle de mukàbele ederdi. Ahmed, I, 405

14. DUANI ARTIR

İbâdetlerin özü olan duâ, kulun benliğinden sıyrılarak Rabbine sığınmasıdır. Allâh ile kul arasında en önemli bir mânevî bağ gidişatındadır. Bu bağı koparanlar, Hak katındaki bedellerini de zâyi etmiş olurlar. Ramazan ayında özellikle gecelerde ve oruçlu iken rabbimize dilenmeli ve ona sığınmalıyız. Nitekim âyet-i kerîmede emredilir: “Resûlüm! De ki: Sizin kulluk ve dilenmeniz olmasa, Rabbim size ne diye değer katsın?!..” el-Furkân, 77

15. İFTAR DAVETİNE GİT

Peygamberimiz s.a.s.: “Müslümanın Müslüman üzerinde altı hakkı vardır” emretti. Ashab’ın bunların neler olduğunu sormaları üzerine şöyle devam etti: “Karşılaştığın zaman ona selâm ver; seni davet ettiği zaman davetine git; senden nasihat istediği zaman ona nasihat ver: hapşırdığı zaman “elhamdülillah ” derse yerhamükellah Allah sana rahmet etsin! de; hastalandığı zaman onu ziyaret et, can verdiği zaman cenazesinde bulun.” Tirmizî, Edeb,1; Nesâî, Cenâiz, 52; İbn Mâce, Cenâiz. 1

16. TEHECCÜD KIL

Allah Teâlâ, teheccüd namazını Peygamber Efendimiz’e husûsî olarak farz kılmıştır. Bizler de Ramazan-ı Şerif içerisinde sahura kalktığımızda en az 2 rekat teheccüd namazı kılmaya mücadele etmeliyiz. Nitekim âyet-i kerîmede şöyle emredilir: “Gecenin bir kısmında da sâdece sana mahsus bir aşırılık olmak üzere Kur’ân ile teheccüd namazı kıl. Umulur ki Rabbin seni Makâm-ı Mahmûda ulaştırır.” el-İsrâ 17/79 Teheccüd namazı ile alakalı Resûlullâh emrettiler: “Gece namazına devam ediniz. Çünkü bu sizden evvelki salihlerin imanıdır. Zira gece imanı, Allah’a yakınlık günahlara kefaret olup insanı vücudu hastalıklardan gözetir ve günahlardan uzaklaştırır.” Tirmizi, Deavât, 101

17. İTİKÂFA GİR

İbni Ömer r.a. şöyle dedi: Rasûlullah Ramazan’ın son on gününde i’tikâfa çekilirdi. Buhârî, İ’tikâf 1, 6; Müslim, İ’tikâf 1-4. Hz. Ayşe’den dedikodu edildiğine göre Hz. Peygamber ölüm edinceye kadar Ramazan’ın son on gününde itikâfa girmiştir. Ölümünden sonra eşleri itikâfa girmeye devam ettiler. Buhârî, İ’tikâf 1; Müslim, İ’tikâf 5.

18. KÜSLERİ BARIŞTIR

Peygamber Efendimiz’in beyânına göre; pazartesi ve perşembe günleri kulların yaptıkları işler Allah Teâlâ’ya talep edilir. Din kardeşi ile arasında husumet bulunan şahıs hâricinde, Allâh’a şirk koşmayan her kulun günahları bağışlanır. Meleklere; “Şu iki şahsın bağışlama edilmesini birbirleriyle barışıncaya kadar erteleyin!” diye tembih edilir. Müslim, Birr, 35-36; Ebû Dâvud, Edeb, 47 İslâm kardeşliğini yaralamanın, Allâh’ın acımasından yoksun vazgeçen ağır bir îman zaafı olduğu da, âyet-i kerîmelerde şöyle ifâde emredilir: “Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzenleyin ve Allah’tan korkun ki esirgenesiniz.” el-Hucurât, 10 “…Siz asıl mü’minler iseniz Allah’tan korkun, mü’min kardeşleriniz ile aranızı düzenleyin, Allah ve Rasûlü’ne itaat edin.” el-Enfâl, 1

19. HER GÜNE BİR SADAKA VER

Bir adam Hazret-i Peygamber -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem-‘e gelerek: “-Yâ Rasûlallâh! Hangi sadaka ecir bakımından daha büyüktür?” diye sordu. Allâh Rasûlü -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem-: “-Ramazan-ı Şerîf’de verilen sadaka…” Tirmizî emrettiler.

20. İFTAR AÇMAKTA TEZ ET

İftar açarken tez etmek gerekir. Nitekim Ebû Hüreyre’den r.a. dedikodu edildiğine göre Resûlullah şöyle emretmiştir: “Allah Teâlâ şöyle emretti: Kullarımın bana en sevgili olanı, oruç açmakta tez davranandır.” Tirmizî, Savm 13

21. SALAT Ü SELAMI ARTIR

Ahirette Peygamber Efendimiz’e yakın olmak için her daim salavat getirmelidir.  Ramazan-ı Şerif’te salavatlarımızı arttırabiliriz. Nitekim ayet-i kerîmede emredilir: “Kuşkusuz ki Allâh ve melekleri, Peygamber’e çokça salât ederler. Ey müminler! Siz de O’na salevât getirin ve bütün bir teslimiyetle selâm verin!” el-Ahzâb, 56 Abdullah bin Mesut Hazretlerinden rivâyet edildiğine göre Resûlullah şöyle emretmiştir: “Kıyâmet günü insanların bana en yakın olanı, bana en çok salât ü selâm getirenidir.” Tirmizî, Vitir, 21/484

22. İŞLEDİĞİN HAYIRLA SKONUTUN

Hazret-i Peygamber -Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem- Efendimiz, sahip olduğu şeyleri sadaka olarak verme husûsunda hiçbir insana benzemezdi. O’nun sadaka verişi, fakîrlikten korkmazcasına bir verişti. Sadaka vermek, kendisi için en büyük bir hazdı. O’nun vermekten dinlediği keyif, gereksinimi olup da O’ndan alanın dinlediği neşeden kat kat daha fazlaydı. Hayır işlemede insanların en cömerdiydi. Sağ eli verim saçan bir esinti gibiydi. Bir gereksinim sahibi, O’na tasasından laf açtığı zaman çok duygulanır, onu kendisine tercîh eder, bazen yemeğini, bazen de üzerindeki kıyafetini verirdi.

23. SON ON GECEYİ İHYA ET

Ayşe r.a. şöyle dedi: “Ramazan ayının son on günü gelince, Resûlullah geceleri imanla ihyâ eder, ailesini uyandırır, kulluğa soyunup paçaları sıvardı.” Buhârî, Leyletü’l-kadr 5

24. ÇOCUKLARI ORUCA ALIŞTIR

Ramazan’da çocuklarımızı oruca alıştırmakla alakalı bir gündemimiz de olmalı. Bu mevzuda insanımızın zaman içerisinde bulduğu uygulamalardan yararlanabiliriz. Mesela çocuklarımıza tekne orucu yakalatabiliriz. Anadolu’da daha öncekinden Ramazan ayında oruç yakalayan yaşlılar ve çocukların, zorlandıkları vaziyetlerde mutfaklardaki büyük ekmek teknesinin arda geçerek yemek yiyip, oruçlarına kaldıkları yerden devam ederler, buna da “Tekne Orucu” derlerdi. Yeniden mesela çocukların oruçlarını satın alarak onları teşvik etmek ve coşturmak da oruca ısınmalarına vesile olacaktır.

25. TEVBENİ ARTIR

Ramazan ayı bağışlama ve mağfiret ayıdır. Ramazân-ı Şerîf’i lâyıkıyla ihyâ edenler, rakamsız nîmetlere nâil olurlar. Ona duyarsız kalanlar ise, korkulu bir mahrûmiyete dûçâr olurlar. Zîrâ hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz şöyle emreder: “Cebrâîl a.s. bana göründü ve; «Ramazan’a ulaşıp da günahları bağışlanmayan kimse rahmetten uzak olsun!» dedi. Ben de «Âmîn!» dedim…” Hâkim, IV, 170/7256; Tirmizî, Deavât, 100/3545 Yeniden Hazret-i Peygamber: “Ben, günde surat kere istiğfâr ederim…” Müslim, Zikir, 42 emretmişlerdir.

26. BAYRAMIN, BAŞKASINA BAYRAM OLSUN

Asıl bayram, geniş bir rahmet ve ğufrân iklîmi, baki bir afva mazhar olan müslümanların derin bir îmân coşkuyu içinde birbirleriyle kaynaştığı mükemmel hâtırâlarla dolu mübârek bir gün olmalıdır. Bayram, büyük-ufak, muzdarip-sağlıklı, zengin ve fakîrin ortak bir sürûr günüdür. Onların hepsinin memnûn olması, bayramların asıl mânâsının yaşanması ile muhtemeldir. Bu îtibarla bayram, yaradandan dolayı tam mahlûkâta sevgi, şefkat, nezâket ve muâvenete vesîle olan bir gündür. Rabbimiz, dünyâ yaşamını bizler için bir Ramazan-ı Şerîf eyleyip kıyâmet sabahını hakîkî bir bayram eylesin! 

27. FİTRE VER

Ramazan Bayramı’na yetişen ve esas gereksinimlerinin dışında muhakkak bir ölçü mülke sahip olan Müslümanların kendileri ve velâyetleri altındaki bireyler için yerine getirmekle mükellef bulundukları mâlî imana fitre denir.  Ramazan ayı içinde fitreleri vermek gerekir. Abdullah  İbn Ömer’den r.a. şöyle dediği nakledilmiştir: “Hz. Peygamber fıtır sadakasını fitreyi köle, erkek, bayan, ufak ve büyüklere farz kılmış ve insanlar bayram namazına çıkmadan evvel verilmesini buyurmuştur.” Buhârî, Zekât, 76; Müslim, Zekât, 12 .

28. İNFAKINI ARTIR

İbni Abbâs r.a. şöyle dedi: Rasûllullah insanların en cömerdi idi. Onun en cömert olduğu anlar da Ramazan’da Cebrâil’in a.s., kendisi ile buluştuğu zamanlardı. Cebrâil a.s., Ramazan’ın her gecesinde Hz. Peygamber ile buluşur, karşılıklı Kur’an okurlardı. Bundan dolayı Rasûlullah Cebrâil a.s. ile buluştuğunda, esmek için mani tanımayan verimli esintiden daha cömert davranırdı.” Buhârî, Bedü’l-vahy 5, 6, Savm 7, Menâkıb 23, Bed’ul-millet 6, Fezâilü’l-Kur’ân 7, Edeb 39

29. ORUCUNU YARALAMA

Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bir gün; “–Oruç, oruçluya yakışmayan şeylerle nefsânî tutkularla yaralanmadıkça yakalayan için bir kalkandır.”emretti. Ashâb-ı kiram; “–Oruçlu onu ne ile yaralar?” diye sorunca Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem-; “–Palavra ve gıybetle… başka bir deyişle diliyle…” yanıtını verdiler. Nesâî, Sıyâm, 43 Yeniden Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- emreder: “Oruç yakalayan kimse; palavra, dolan ve bu gibi şeylere müracaat etmemelidir. Çünkü insanları yalnızca yemek ve içmekten alıkoyacak bir oruca Cenâb-ı Hakk’ın gereksinimi yoktur.” Buhârî, Kitâbu’s-Savm; Tirmizî, Bâbu’s-Savm; Ebû Dâvûd, Savm, 236; İbn-i Mâce, 122

30. İHLASINI ARTIR

İbâdetlerin kemâlini artıran; kalp pakliği, hedef duruluğu ve samîmiyettir. Nefsânî çıkar düşüncelerinin karıştığı, Hak rızâsından gayrı gâyelerin ortak edildiği ibâdetlerden bir hayır umulamaz. Nitekim bir hadîs-i şerîfte şöyle emredilir: “Nice oruç yakalayanlar vardır ki, orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz! Geceleri nice namaz terâvih ve teheccüd kılanlar vardır ki, namazlarından kendilerine kalan, yalnız uykusuzluktur.” İbn-i Mâce, Sıyâm, 21

Kaynak: Altınoluk Mecmuası, Sayı: 399

ORUÇ NEDİR? – VİDEO

ORUÇLU İKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR NELERDİR? – VİDEO

RAMAZAN GECELERİNDE NELER YAPILIR? – VİDEO

ORUÇ NEDİR? ORUCUN FAYDALARI NELERDİR?

RAMAZAN VE ORUCUN ERDEMİ

ALAKANIZI ÇEKEBİLİR

RAMAZAN AYINDA YAPILACAK İBADETLERRAMAZAN AYINDA YAPILACAK İMANLARORUÇLUYKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?ORUÇLUYKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?RAMAZAN’DA YAPMAKTA ACELE EDİLMESİ GEREKEN İBADETLERRAMAZAN’DA YAPMAKTA TEZ EDİLMESİ GEREKEN İMANLARORUCUN ŞARTLARI NELERDİR?ORUCUN KOŞULLARI NELERDİR?RAMAZAN VE ORUCUN FAZİLETİRAMAZAN VE ORUCUN ERDEMİAYLARIN EN GÜZELİAYLARIN EN GÜZELİORUÇ TUTANLARIN KAZANDIĞI ÖZELLİKLERORUÇ YAKALAYANLARIN KAZANDIĞI ÖZELLİKLER

Etiketler:, , , , , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir