Tasarım – İmam Muhammed Bakır’ın Cabir-i Cu’fi’ye Nasihatlerinden…

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 02:12

Tasarım – İmam Muhammed Bakır’ın Cabir-i Cu’fi’ye Nasihatlerinden…

Ey Cabir kendi zamanının insanlarından beş şeyi ganimet öğren: Hazır olduğunda tanın­mamanı, hazır bulunmadığında aranmamanı, bir buluşmada bulunduğunda seninle istişare edilmemesini, bir şey söylediğinde kabul edilmemesini, evlenme önerisinde bulunduğunda da yalanlanmasını.

Yeniden beş şeyi sana nasihat ediyorum: Azaba uğradığında eziyet yapma; hıyanet ederlerse hıyanet etme; yalanlama edildiğinde asap­lenme; övüldüğünde neşelenme; ayıplandığında sabırsızlanma. Hakkında söylenen laflar hususunda düşün; söyledikleri şeyleri kendinde bulur­san, öğren ki söylenen hak lafa karşı hiddetlendiğinde Allah’ın gözünden düşmenin musibeti, seni endişelendiren ulusun gözünden düşmek musi­betinden daha büyüktür. Ama şayet sende olanın aksini söylerlerse, o zaman zahmetsiz sevap elde etmiş olursun.

Yeniden öğren ki, yaşadığın kentin tam ulusu sana: “Sen makûs in­sansın.” derlerse, bu, seni üzmemeli; “Sen iyi insansın” derlerse de, bu, seni neşelendirmemeli; böyle olmadıkça bizlerin arkadaşı olamazsın. Her halukârda sen kendini Allah’ın kitabına sunmalısın; şayet onun yo­lunda gidiyor, onun küçümsediğini küçümsüyor, sevdirdiğini beğeniyor ve korkuttuğundan da korkuyorsan, o zaman sebat göster ve hak­kında söylenen lafların sana bir hasarı olmadığı için de kendini müjdele. Ama şayet Kur’ân’dan uzak isen, o zaman neden kendini kandırasın? Mü’min heva ve tutkularına galip gelmesi için her zaman nefsine karşı cihad halindedir; bazen nefsin çarpıklıklarını düzenleyip Allah rızası için heva ve tutkusuna muhalefet eder; bazen de nefsi, onu mağlub eder ve kendi heva ve tutkusuna uydurur; ama Allah-u Teâla hemen onun elin­den meblağ ve o da kendine kazanç. Allah onun sürçmesine göz yumar; o da Allah’ı anar, tövbe ve fobiye yönelir; çile ve cezadan fobisi çoğaldığı için basiret ve beceriyi de çoğalır. Nitekim Allah-u Teâla şöyle emrediyor: “Allah’tan korkanlara İblis’dan bir vesvese ulaştığında evvel iyice düşünürler Allah’ı zikredip-anarlar, sonra hemen bakarsın ki doğru yolu görüp öğrenmişlerdir.”

Ey Cabir! Allah’ın sana verdiği rızkın şükrünü yerine getirebil­men için az rızkı çok say. Nefsinin ayıplarını görebilmen ve affolunman için Allah’a olan iman ve itaatini az öğren. Karşılaştığın makûsluğu, edindiğin bilgiyle kendinden uzaklaştır; bilgiyi de saf amelle çalıştır; saf ameli de, bütün bir açıkgözlükle büyük gafletler­den koru; kâmil olan cingözlüğü de, reel fobiyle elde et. Mevcut yaşantıya razı olarak azametten kaçın. Akla uyarak heva ve arzu riskinden kendini koru. Nefsani istekler galip geldiğinde ilmin irşadıyla kendini hakimiyet et. Saf amelleri ödül günü için koru. İhtirastan fazla istekten sakınmakla, ka­naatkâr olmaya çalış. Kanaatı seçmekle şiddetli tamahkârlığı kendinden uzaklaştır. Tutkuları eksilt­makla, zahidliğin tadını al; in­sanlardan ümidini keserek tamahın kökünü kurut. Nefsi tanımakla, egoistliğin yolunu kapa. Zira nefsinin, makûs terbiye ve tabiatını ve saklı isteklerini öğrenen insan kendini büyük görmez. Doğru bir tefvizle işi Allah’a vazgeçmekle ruhi ra­hatlığa kavuş. Beden rahatlığını kalbin huzurunda ara. Az yanılgı yapmakla, kalp huzuruna kavuş. Yalnızlıkta çok zikir etmekle, yu­muşak kalpli olmaya çalış. Daimi üzüntüyle, kalbini aydınlat. Reel fobiyle İblis’dan korun. Palavra ümitten sakın günah işleyip Allah’ın rahmetine boşuna ümit bağlama. Zira böyle bir ümit seni, reel fobiye hakiki cefaya sokar. Allah karşısında, amellerde doğru ol­makla ihlasla kendini ziynetle. Göçmeye ivedi etmekle vefata hazırlan­makla kendini O’na Allah’a beğendir. İşi geciktirmekten ve, sonra yapacağım, demekten sakın. Zira helak olanlar bu denizde gark olmuştur. Gafletten uzak ol. Çünkü kalbin katılaşması gaflete dal­maktadır. Özrün olmadığı yerlerde gevşeklik yapma. Zira pişman olanlar ona sığınır. Bütün bir pişmanlık ve çok tövbe et­mekle geçmiş günahlarından dön. Hoş bir dönüşle, Allah’ın rahmet ve bağışlamasına yönel. Hoş dönüş için de, gecelerin karan­lığında, hâlis dua ve münacat ile Allah’tan takviye arzında bulun. Az rızkı çok ve çok itaati da az saymakla, büyük şükrü elde et. Çok şükür etmekle, nimetin art­masını kazan. Nimetin elden çıkması fobisiyle, büyük şükre sarıl. Tamahı öldürmekle, ebedi izzeti arz et. Milletten ümitsizliğin verdiği izzetle, tamahın zilletini kendinden uzaklaştır. Yüce himmetle de, milletten ümidi kesmek izzetini elde et. Tutkuyu eksiltmekle, dünyadan ahiretin için azık topla. Fırsat varken niyete kavuşmak için acele davran. Vücudun sağlıklı olmalı ve boş zaman gibi, iyi bir fırsat olmaz. Güvenilmez insan­lara, emanet etmekten sakın. Zira yemek alışkanlığı gibi makûsluğa da alışıklık vardır makûsluğa alışık birisi alışkanlığına vazgeçemez.

Öğren ki, sıhhat arz etmekten üstün bir ilim sıhhatinden de üstün bir sıhhat yoktur. Nefsin istek ve heveslerine muhalefet etmek gibi us, günahtan alıkoyan fobi gibi fobi, hayırlı amele teşvik eden ümit gibi de ümit, kalp fukaralığı tamah vs. gibi yoksul­lik, gönül zenginliği gibi zenginlik, nefsani isteklere galip olmak gibi de efor yoktur. Yakin nuru gibi nur, dünyayı ufak görmek gibi yakin ve kendini tanımak gibi de bilgi yoktur. Huzur gibi ni­met, koşulların ergonomik olması gibi huzur yoktur. Yüce himmet gibi gurur, tutkuyu eksiltmek gibi zühd, makam üzere yarışmak gibi de ihtiras  yoktur. Vicdan gibi hak, eziyet gibi tecavüz, heva ve arzuya uymak gibi de eziyet yoktur. Farzları eda etmek gibi itaât, yeis gibi de fobi yoktur. Ussuzluk gibi musibet, yakin azlığı gibi ussuzluk, fobisizlik gibi yakin azlığı, fobinin olma­masına üzülmenin azlığı gibi de fobisizlik yoktur. Günahı ufak saymak ve mevcut gidişatına razı olmak gibi musibet, cihad gibi erdem, heva ve arzuya karşı gayret etmek gibi de cihad yoktur. Hiddeti yenmek gibi güç, daimi yaşamak sevgisi gibi günah, tamah zilleti gibi de zillet yoktur. Fırsat varken, ihmalkârlık yap­maktan sakın. Çünkü ihmalkârlık, ehlini hüsrana uğratan bir sahadır.

Etiketler:, , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir